31 Aralık 2007 Pazartesi

Alüminyum tarihçesi

Alüminyum, yeryüzünün bileşiminde oksijen ve silisyumdan sonra en çok bulunan üçüncü element olmasına rağmen, endüstriyel çapta üretimi 1886 yılında elektroliz yönteminin kullanımıyla başlanması ile gerçekleşmiştir.Element Kimyasal Sembol % Doğada BulunabilirlikOksijen O 47.3Silis Si 27.7Alüminyum Al 7.9Demir Fe 4.5Kalsiyum Ca 3.5Sodyum Na 2.5Potasyum K 2.5Magnezyum Mg 2.2Titanyum Ti 0.5Hidrojen H 0.1Tablo 1 : Yeryüzünde en çok bulunan on elementin kimyasal sembolleri ve bulunma sıklıkları . [1]Alüminyum, kimyasal aktivitesinin yüksek olması nedeniyle saf halde bulunmaz. Bu nedenle eldesi alüminyum silikat, demir oksit ve alüminyum silikat, demir oksit ve alüminyum oksitten oluşan boksit (bauxite) cevherinden yapılır. Bundan dolayı, metalik alüminyum hakkında ortaçağ solarına kadar hiçbirşey bilinmiyordu. Aslında yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, yerkabuğunun % 7.9’u alüminyumdur ve kabuk içinde yaklaşık 250 farklı alüminyum minerali vardır. Bu minerallerin en önemli grupları silikatlar ve oksit hidratlardır. Günümüzde alüminyum üretiminin en önemli bileşiği olan boksit bir alüminyumhidrattır. Kriyolit ise doğal olarak oluşmuş, alüminyum halojen bileşikler grubuna dahil bir mineraldir.Bir alüminyum minerali olan alum Yunanlılar ve Romalılar tarafından biliniyor ve harç olarak kullanılıyordu. 1746 yılında J.H.Pott alumdan alüminayı (Al2O3) ayırdı. O zamanlar içerisinde A.L. Laosier’inde olduğu birkaç bilim adamı alüminanın bilinmeyen bir metalin oksidi olduğuna inanıyorlardı. Alüminyumun oksijene olan ilgisi o kadar fazlaydı ki, ne karbon ne de bilinen indirgeyiciler onun oksidini redüklemede etkili olamıyordu.1807 yılında H.Davy alüminyumu oksit halindeki bileşiğinden ilk ayıran ve kısmi olarak elde eden kişi oldu. Elektrotermik ve elektrokimyasal yöntemle küçük miktarda Al-Fe alaşımını ayırmayı başararak, bunu alüminyum olarak adlandırdı.H.C.Oersted, 1825’de bir çeşit civalı bileşik olan potasyum amalgamının alüminyum klorüre etkisi sonucu açığa çıkan üründen civayı ayırarak alüminyumu elde etti. Fakat bu yeni metalin özelliklerini belirleyemedi. Sadece rengini ve çinkonun parlaklığına sahip olduğunu tespit etti.İki yıl sonra F.Wöhler, metalik potasyumla alüminyum klorürü ısıtıp karıştırarak küçük miktarda alüminyumu gri toz şeklinde üretti.AlCl3 + 3K → Al + 3KClAncak elde edilen bu küçük miktardaki metalik alüminyumun özellikleri belirlenemedi. Wöhler, 1845 yılında alüminyumun bilinmeyenlerine yeniden döndü. Bu kez, buhar halindeki AlCl3 ‘ü ergimiş potasyum üzerinden geçirerek her biri 10-15 mg olan alüminyum küreciklerini elde etti. Üretilen alüminyumun ergime noktası, yoğunluğu, dövülebilme ve çekme özellikleri belirlendi. Wöhler’in bu başarılı çalışmalarıyla alüminyumun elde edilmesinin ve özelliklerinin belirlenmesinin birinci dönemi kapand...

Hiç yorum yok: